|
Haberi gönderen: admin
|
|
Perşembe, 20 Mart 2008 |
|
ERGÜNEŞ BABA Uluköy'de, Rufai tarikatının kurucusu Seyyid Ebul-Abbas Ahmed el- Kebir'in torunlarından Seyyid Şemseddin Küçük Ahmed el-Rufai'nin tekkesinden başka, bir de Ergüneş Baba tekkesi vardır. Ergüneş Baba'nın kabri, namazgâhı ve kaya içine oyulmuş çilehanesi hep bir arada kasabanın kuzeyinde bulunan yüksekçe bir tepenin üzerindedir. Ergüneş Baba'nın iskân ettiği yerin özelliğine ve önemine bakarak onun Uluköy'de bulunma sebebi hakkında birçok şey söylemek mümkündür. Ergüneş Baba'nın iskân yeri olarak seçtiği mekân, bölgeden geçen tarihi ipek yolu ve Yeşilırmak vadisine tamamen hâkim bir tepenin üzerindedir. Bilindiği gibi Anadolu-Türk şehirlerinin kuruluş ve gelişmesinde halkın dini inançlarının temsilcisi olan dervişlerin rolü çok büyüktü. Bu devrede pek çok Horasan Eren'i köylere yerleşerek inşa ettikleri tekke ve zaviyeler sayesinde halka dini tebliğ ve irşat işlerinde hizmet ettikleri gibi, memleketin imarı, iskânı ve siyasi tarihinde de önemli roller oynamışlardır. Yerleşme ajanları olarak görev alan bu Türk dervişleri önemli yerlere, boğazlara, geçiş alanlarına yerleşerek, biryandan halka dini tebliğ etmişler diğer yandan da Anadolu'nun fethinin altyapısını oluşturmuşlardır. İşte Ergüneş Baba'da tarihte çok önemli bir konuma sahip olan Uluköy'e gelmiş ve Tarihi İpek Yolu’na, tüm vadiye ve Boğazkesen denilen bölgeye hâkim bir tepeyi kendisine mesken seçmiştir. Ergüneş Baba'nın, iskân yeri olarak seçtiği bu, yerin özelliği ve önemine bakarak şunları söyleyebiliriz. Egüneş baba, bir yandan halka dini tebliğ eden bir derviş, diğer yandan da Anadolu'nun fethinin altyapısını oluşturan bir Alperen'dir.
|