Anasayfa
Pazar, 20 Temmuz 2008

Taşova videoları

AMASYA TASOVA ALPASLAN KASABASI SERKAN BEKTAS KISIM 02süper sim sim remix amasya tasova ozbarakliTaşova Sağlık Meslek Lisesi 1. Dönemsonu Eğlence Programı 3AMASYA TASOVA ALPASLAN KASABASI SERKAN BEKTAS KISIM 3
Beşir Efendi Yazdır E-posta
Haberi gönderen: admin   
Perşembe, 20 Mart 2008

Beşir Efendi, 1905 yılında Dağıstan'da doğmuştur. 12 yaşına kadar Dağıstan bölgesinde yaşamını sürdürmüştür.
Dağıstan'dan Türkiye'ye gelmek için yola çıktığında henüz 12 yaşındadır. Beşir Efendi 1930–1935 yılları arasında beş yıl "Karakuş" dağlarında kalmış, bu bölgedeki insanları doğruya ve güzelliğe çağırmıştır. Bu beş yılın sonunda ali Osman Efendinin yanına dönmüş, 1935–1940 yılları arasında ticaretle meşgul olmuştur. 1940 yılında da Erbaa'nın Ravak (Çevresu) köyüne yerleşmiştir. Ravak (Çevresu) köyüne yerleştiğinde Şeyhi Ali Osman Efendi'nin kızı Pembe Hatun'la evlenmiştir.
1958 yılına kadar Ravak (Çevresu) köyünde hayatını sürdürmüştür. Aynı yıl yani 1958 yılında Taşova'ya gelerek Taşova'nın Yemişen mahallesine yerleşmiştir.
Beşir Efendi’nin bağlı olduğu tasavvuf okulu,   Nakşibendî Tarikatı’nın Halidiyye koludur.   Mevlana Halid-i Bağdadi'ye kadar ulaşan Halidi silsilesi şu zatlardan oluşmaktadır.

-Mevlana Halid-i Bağdadi
-Abdullah-ı Mekki
-Yanyalı Hacı Mustafa İsmet Efendi
-Behrullah Efendi

-Ali Osman Efendi
-Beşir Efendi.

 

BEŞİR EFENDİ'NİN TÜRKİYE'YE GELİŞ ÖYKÜSÜ

Beşir Efendi'nin Türkiye'ye geliş öyküsü şu şekildedir: Beşir Efendi'nin ailesinin Dağıstan'da çok geniş arazileri ve koyun sürüleri vardı. Bir gün çobanlarla koyun sürülerinin bulunduğu yere giden Beşir Efendi, biraz gezdikten sonra ırmak kıyısında bir kulübecikte uyuya kalır. 0 arada şiddetli bir yağmur başlar ve ırmak taşar. Bunun sonucunda Beşir Efendi sele kapılır. Suyun içinde sürüklenirken ırmak kenarında yaşlı, aksakallı, nurani yüzlü bir dede kendisine seslenir;

-Oğlum, elini uzat bana der. Beşir Efendi sese doğru bakınır, aralarında on metre kadar mesafe vardır.

-Dede, nasıl uzatayım elimi? Der. Yaşlı dedenin elini uzatması için ısrarı üzerine, öylesine elini uzatır. Peşinden selden kurtulduğunu ve ırmağın kenarında olduğunu görür ve şaşkınlık içerisinde:

-Dede seni nasıl bulabilirim?

Dede cevap verir:

-Evladım Beşir, Türkiye'nin Tokat ili, Erbaa ilçesi Eksel köyünde [Koçak Kasabası) Şeyh Behrullah Efendi diye ararsan bizi bulursun.

Bu kısacık tanıma, tanışma ve adres öğrenme faslından sonra Behrullah Efendi gözden kaybolur. Fakat bu olay, Beşir Efendi'nin kalbinde ilahi aşkın canlanmasına vesile olur. 0 anda ilahi aşk, "Eksel Şeyhi" diye tanınan Şeyh Behrullah Efendi'den Beşir Efendi'ye intikal eder. Bu hadiseden sonra Beşir Efendi artık Dağıstan’da duramaz.

Ailesi çok zengin ve itibarlı kimseler olmasına rağmen onlara haber vermeden yolculuk hazırlıklarına başlar ve yanına aldığı bir kese altınla Türkiye'ye doğru yola çıkar. İçinde bulunduğu ilahi aşkın etkisiyle sınırdaki askerlere fark ettirmeden Türkiye'ye geçer.

Aşk atına binerek aştığı yollar onu sonuçta Tokat, Erbaa'ya ve oradan da Eksel'e ulaştırır. Eksel köyü sakinlerine sora sora Behrullah Efendi'nin dergâhını bulur. Dergâhı bulur bulmasına ama kısa bir müddet önce Şeyh Behrullah Efendi fani dünyadan göçmüş Hakk'ın rahmetine kavuşmuştur. Behrullah efendi Beşir Efendi'nin ilk mürşididir. Vefat etmeden önce en yakın talebesi ve halefi olan Holaylı (Ballıbağ köyü) Ali Osman Efendi'ye şöyle nasihat ve tembihte bulunmuştur.

-"Ali Osman Efendi, kuzum; Dağıstan'dan buraya bir molla gelecek bana yetişemeyecek. Ona sahip çık. O'nun adı Beşir'dir. Sözü de peşindir. Maddi terbiyesi sana, manevi terbiyesi de bana aittir."

Behrullah efendi gibi çok değerli bir irşat edicinin mürşidi olmanın vakarlılığı içerisinde tam yedi yıl onun dergâhında kendisine tevdi edilen bütün görevleri yapar. Dergâha odun taşır, çift sürer, orak biçer, harman sürer. Kendisine verilen görevlerin hiçbirisini reddetmez. Hatta Dağıstan'dan gelirken getirmiş olduğu bir kese altını da dergâhın ihtiyaçlarına harcar.

Kendisine bir şey sorulduğu zaman kısa, öz ve tek bir cevap verirdi. En çok söylediği söz "Sükutul- lisan, selametül insan" idi. Yine sohbetlerinde "Bilen söylemez, söyleyen bilmez" gibi daha birçok hikmetli sözler söylerdi.

 

Kaynak: Taşabad Erenleri Mustafa Ünsal shf. 17-18

 

Son Güncelleme ( Cumartesi, 22 Mart 2008 )
 
< Önceki   Sonraki >
article imageTaşovalı şahsiyetlerSeyyid Vakkas -Akınoğlu Kasabası-

İlçemizin şirin yerleşim yerlerinden biri olan Akınoğlu Kasabası "Yerkozlu" ...
+Devamı..

article imageTaşovalı şahsiyetlerErgüneş Baba

ERGÜNEŞ BABA Uluköy'de, Rufai tarikatının kurucusu Seyyid Ebul-Abbas...
+Devamı..

article imageTaşovalı şahsiyetlerHüseyin Kara

Sonusalı Sinanettin Yusuf'un oğludur.Babasından yetişmiş, müderris olmuştur. 955...
+Devamı..

Taşova genel bilgilerTaşova'nın Kaymakamları

YÖNETİM DURUMU:  İLÇEMİZDE GÖREV YAPAN KAYMAKAMLARIMIZ ...
+Devamı..

Taşova genel bilgilerTaşova tarihi

Bugün, Taşova'yı tarihteki yerini incelemeye başladığımız zaman, önce...
+Devamı..

Taşova genel bilgilerTaşova adının geliş kaynağı

Taşova adı denilince, sanki taşı bol, ovası hiç yokmuş intibaı veriyor. İlk gelen...
+Devamı..

..::NÖBETÇİ ECZANE::..

Üye Girişi buradan






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Şuanda 24 misafir ve 9 üye bağlı

Taşova genel bilgileri

Eğitim/Kültür
Hayvancılık
Sosyal Hayat
Coğrafik Konum
Tarımsal Yaşam

Son Yapılan Yorumlar

Amasya festivalleri kültür gec...
Teşekkür
İnanın ben de böyle güzel sonlanacağını ummamıştım. Gerçekte...
Devamı..

Amasya festivalleri kültür gec...
Tek kelimeyle kusursuz bir geceydi...
Geceyi hayli yakından izleyen biri olaraka bu gecenin kusurs...
Devamı..

Boraboy gölümüzde "1. Doğaya S...
ÖNCELİKLE BU PROGRAMI DUZENLEYEN BÜYÜKLERİME BİR BORABO...
Devamı..

Döviz

Destekleyenler

 web counter Sekt�rler Web Stats
Erzincan   Ekonomi   Amasya  Erbaa