Haber Yazarlar Ömer Celep |
| Kesik Musa'nın Kahvesi-8- |
|
|
| Cuma, 22 Şubat 2008 | |
|
Ömer Celep ÇAYDİBİ’İNDE BİR MEKAN KESİK MUSA’NIN KAHVESİ -8-
-Hocam sen bunun Dutlukta para karşılığı ağladığını biliyor musun? -Allah, Allah bu nasıl oluyor? Kara İbrahim, bir taraftan Gürcü’nün “para kazanmak uğruna neler yapabileceğini anlatmak, b ir taraftan da Kesik Musa’nın Kahvesinde sahnelenen tiyatrodaki rolünü icra etmek adına anlatmaya başlıyor. Gürcü bir gün Dutluk köyünde bir ev çatısını yapmaktadır. Az bir para ile çalıştırdığı bir işçi çatıdan düşerek ölür. İşçi kimsesizdir. İşveren ele güne karşı üzüldüğünü göstermek adına ağlaması gerektiğini düşünür ama bir türlü ağlayamaz. Bu arada gürcü’nün olayın “şok”unda olduğunu hissederek yanına yaklaşır ve Gürcü’ye; -Usta bu ölüye, sen ağla! Gürcü; iş sahibini bu zaafını fırsat bilerek, o günün yevmiyesinin beş katı para verirsen ağlarım der. Adam çaresizce kabul eder.Bundan sonra para karşılı olarak başlar ağlamaya Gürcü… Bu sıra dışı olaya şaşırmadım dersem doğru olmaz. Espri ile karışık ve biraz da Gürcü’nün hoş görüsüne sığınarak; -Gürcü dayı bir daha ağlar mısın? Gürcü hiç beklemeden ve ani bir çabuklukla; -Hocam ver yirmi lira bir saat ağlayım. Hep birden gülüştük. Kara İbrahim biraz muziplik olsun ve biraz da Gürcü’yü kızdırmak adına ellerini kulaklarınagötürerek “Yiğitim, yiğitim, Nerden geldin nere gittin, Sen aklımı aldın gittin, Şimdi beni kim kurtarırı, Offff…. Of.” İşte böyle ağlamış. Gürcü; aslında olayı yaptığını biliyor. Bundan da pek rahatsız olduğu söylenemez. Ama o gün para karşılığı yaptığı bu işin bu günkü nesle “gır gır” konusu olması karşısında yüzünde biriken acı tebessümü gizlemeye çalışırken aslında, biraz zorlandığı belliydi. Bu kısa muhabbetten sonra, daha önce kendisini tanıdığım, vefa ve sadakat örneği sevgili kardeşim Duru yaklaştı bana doğru ve; - Hocam bir iskambil oynayalım isterseniz. Ben önce kabul etmedim ama sonra Gürcü kulağıma eğilerek; |
|
| Son Güncelleme ( Cuma, 22 Şubat 2008 ) |
| < İlk | Son > |
|---|


