|
Bu yazıyı gönderen: admin
|
|
Pazar, 28 Ekim 2007 |
|
Bu fıkraların yazarı : Ömer Celep Kalleş Hasan Hasta Kalleş Hasan arkadaşlarının kendisi hakkındaki düşüncelerini öğrenip onları denemek için bir gün yalandan hastalanır. Arkadaşları da onun bu numarasını sezerler ve ziyarete giderler. Giderken de hediye olarak bir koyun götürürler. Bu hediye de tabiki çalıntıdır. Kalleş Hasan arkadaşlarının ziyarete geldiğini öğrenince soluk-nefes olur. “Geçmiş olsun” ve hoş-beşten sonra arkadaşları “iyi dileklerle” ayrılırlar ve evden çıktıktan sonra geri dönerek getirdikleri koyunu tekrar Kalleş Hasan’ın evinden çalarlar. Durumu sezen Kalleş Hasan hanımına, -Şu ağılı bir dolaş bakalım bizim arkadaşların getirdikleri koyun duruyor mu? Hanım gider bir de bakar ki ne görsün hediye olarak getirilen koyun yerinde yok. Telaşla; - Herif , herif! Koyun yerinde yok. Kalleş Hasan büyük bir soğuk kanlılıkla elbiselerini giyer ve arkadaşlarının peşine düşer.Bir müddet sonra karanlık arasında arkadaşlarının arkasından yetişir. Arkadaşlarının koyunu nöbetleşe taşımaktadır ve tabi ki yüklü olan en arakada gitmektedir. Kalleş Hasan en arkada kinin omzuna dokunarak sıranın kendisine geldiği izlenimi vererek koyunu omuzlar. Nöbeti devreden arkadaşı yükten kurtulmuşluğun verdiği rahatlıkla birkaç adım ilerleyince Kalleş Hasan geri dönerek kendisine getirilen hediye koyunu çalanların elinden yeniden çalarak malını hırsızlardan kurtarır. Arkadaşları ayrılma noktasına varınca bakarlar ki koyun yok. Koyunu birbirlerinden kaçırdığı gerekçesiyle kavga ederlerken içlerinden biri ortalığı sakinleştirir. Durun efendiler durun birbirlerinizle boşuna kavga etmeyin koyunu Kalleş Hasan çaldı. Herkes şaşkın şaşkın birbirlerine bakarak kendi ahmaklıklarına bu kez gülerler.
Yazı Ömer Celeb'e aittir
|
|
Son Güncelleme ( Perşembe, 01 Kasım 2007 )
|