Kalleş Hasan askerde iken bölük komutanı olan yüzbaşı onu kömürlüğe nöbete gönderir. Kalleş Hasan nöbet yerine gider bakar ki kömürlük denilen yerde kömür beklenilecek miktarda değil. O an için kömür bitmiş sadece bir kova kömür var. O bir kova kömürü alarak yatakhanenin olduğu yere getirir ve yatağa yatar. Yüzbaşı nöbet yerlerini kontrol eder. Kalleş Hasan’ı nöbet yerinde bulamayınca cezalandırmak üzere çağırarak; - Hasan söyle bakalım, nöbet yerini neden terk ettin ? Kalleş Hasan gayet sakin ve kendinden emin bir şekilde, - Yüzbaşım beni gönderdiğiniz yerde kömür falan yok. Bir kova kömür vardı onu da getirdim bir daha oraya nöbet falan yazmayın.
Son Güncelleme ( Cuma, 07 Mart 2008 )
Araba pazarlığı
Haberi gönderen: admin
Pazar, 28 Ekim 2007
Bu fıkraların yazarı : Ömer Celep
Araba Pazarlığı
Taşova’nın ilk şoförlerinden ilk nakliyecilerinden olan Kara Tahsin ile Ömer Altunay ortak bir otobüs alarak Ankara-İstanbul seferleriyle yolcu taşrlar. Fakat otobüs eski olduğu için sürekli arıza yaparak bunları iyice masrafa sokar ve canları yanar. Kazançları harcadıklarını karşılayamaz. Ömer Altunay Kara Tahsin’e artık bu otobüsü satmaları gerektiğine ikna eder. Çeşitli yerlere haber salarlar müşteri gelir arabayı kendince inceleyip pazarlığa tutuşacakları sırada Ömer Altunay müşteriye; - Arkadaş bu otobüsün on yaşında olmasına bakmayın. O kadar güzel o kadar rahat bir arabadır ki hiç sormayın. Daha biz bu arabaya tornavida dokundurtmadık. Arabanın hiç bir yerinde “tık”yok. Niye yalan söyleyeyim Allah bereket versin çok ekmeğini yedik inkar edemem, gözüme durur vs. diye övüp dururken, Kara Tahsin yavaşça Ömer Altunay’a yaklaşıp müşteriye duyurmadan kulağına, - Yahu Ömer bu araba bu kadar iyi ise biz bunu niye satıyoruz ki?. Ömer Altunay kızarıp başını sağa sola çevirerek ;
Naci Konyar’dan dinledim
Son Güncelleme ( Perşembe, 01 Kasım 2007 )
Tahsin amca
Haberi gönderen: admin
Pazar, 28 Ekim 2007
Bu fıkraların yazarı : Ömer Celep
Tahsin Amca
Deve Tahsin lakabıyla anılan Tahsin Kaya amca ile şef Hasan (Eski Orman şefi Hasan Yılmaz), bir gün Taşova şehir kulübünde potlu sıfır oynamaktadırlar. Oyunda, dört- sekiz vurulmuştur ve şef Hasan Deve Tahsin’in koltuğunda oturmaktadır. şef Hasan Üst tarafında oturan Tahsin Amcanın elindeki sinek birlinin, onun eline yaramadığını görür, atması gereken ilk kağıt o olduğunu düşünerek. Oyuna girer. Ama Tahsin Amca sinek birli haricinde tüm kağıtları atar. Oyunu başkası kazanır. şef Hasan; - Yahu Tahsin abi Allah aşkına, sinek birli ne işine yarıyor ? Niye atmıyorsun? Var deyince atsan ilk kağıda sıfır yapıyorum. Deve Tahsin, Eee..Bre Hasan, bana duruken mi deve Tahsin dierler be .Eğer ben o kağıdı sana atsaydım bana DEVE TAHSİN derler miydi?...
HasanYılmaz’dan dinledim.
Son Güncelleme ( Perşembe, 01 Kasım 2007 )
Hasan Hasta
Haberi gönderen: admin
Pazar, 28 Ekim 2007
Bu fıkraların yazarı : Ömer Celep
Kalleş Hasan Hasta
Kalleş Hasan arkadaşlarının kendisi hakkındaki düşüncelerini öğrenip onları denemek için bir gün yalandan hastalanır. Arkadaşları da onun bu numarasını sezerler ve ziyarete giderler. Giderken de hediye olarak bir koyun götürürler. Bu hediye de tabiki çalıntıdır. Kalleş Hasan arkadaşlarının ziyarete geldiğini öğrenince soluk-nefes olur. “Geçmiş olsun” ve hoş-beşten sonra arkadaşları “iyi dileklerle” ayrılırlar ve evden çıktıktan sonra geri dönerek getirdikleri koyunu tekrar Kalleş Hasan’ın evinden çalarlar. Durumu sezen Kalleş Hasan hanımına, -Şu ağılı bir dolaş bakalım bizim arkadaşların getirdikleri koyun duruyor mu? Hanım gider bir de bakar ki ne görsün hediye olarak getirilen koyun yerinde yok. Telaşla; - Herif , herif! Koyun yerinde yok. Kalleş Hasan büyük bir soğuk kanlılıkla elbiselerini giyer ve arkadaşlarının peşine düşer.Bir müddet sonra karanlık arasında arkadaşlarının arkasından yetişir. Arkadaşlarının koyunu nöbetleşe taşımaktadır ve tabi ki yüklü olan en arakada gitmektedir. Kalleş Hasan en arkada kinin omzuna dokunarak sıranın kendisine geldiği izlenimi vererek koyunu omuzlar. Nöbeti devreden arkadaşı yükten kurtulmuşluğun verdiği rahatlıkla birkaç adım ilerleyince Kalleş Hasan geri dönerek kendisine getirilen hediye koyunu çalanların elinden yeniden çalarak malını hırsızlardan kurtarır. Arkadaşları ayrılma noktasına varınca bakarlar ki koyun yok. Koyunu birbirlerinden kaçırdığı gerekçesiyle kavga ederlerken içlerinden biri ortalığı sakinleştirir. Durun efendiler durun birbirlerinizle boşuna kavga etmeyin koyunu Kalleş Hasan çaldı. Herkes şaşkın şaşkın birbirlerine bakarak kendi ahmaklıklarına bu kez gülerler.
Yazı Ömer Celeb'e aittir
Son Güncelleme ( Perşembe, 01 Kasım 2007 )
Ben
Haberi gönderen: admin
Pazar, 28 Ekim 2007
Bu fıkraların yazarı : Ömer Celep
Ben
Taşova Eczanesi sahibi Naci Konyar ağabeyimize bir gün sevdiği bir eski dostu gelerek doktordan aldığı reçeteyi önüne koyar. Bu dost, oldukça evhamlı ve biraz da ekonomik durumu zayıf bir dosttur. Bizim Naci Abi, reçeteyi okuduktan sonra yazılan ilaçlar paketleyip bu dostun eline verir. Hastamız ilaç parasını ödemek üzere elini cebine atınca Naci Abi bu dostuna bir jest yapmak için; -Borcun yok, para istemez. Naci Abi’nin para almamasından iyice kuşkulanan dostu, ağlamaklı bir ifadeyle, -Ben öleceğim de sen onun için ilaçları bedava veriyorsun…