HEPSI |0-9 |A |B |C |D |E |F |G |H |I |J |K |L |M |N |O |P |Q |R |S |T |U |V |W |X |Y |Z

Haber Yazarlar Hasan Öztürk

Search by tag : tasova spor, amasya spor, tasşova futbol takımı


Üşüdünmü Anne Yazdır E-posta
Bu yazıyı gönderen: hasan öztürk   
Perşembe, 10 Ocak 2008

Rating 0.0/5 (0 vote)

 
Üşüdünmü Anne
 
  

 Bu yazımı yazmama vesile olan hususlardan en önemlisi;   Taşova'da hüküm süren dondurucu soğuklar ve yağan kar nedeniyle okulların 1 gün tatil olmasıydı..

 

   İnternette gördüğüm Taşova'nın kar manzarası karşısında, kendimi bir anda eski güzel kış günlerinin ortasında buluverdim...

 

   Küresel ısınma nedeniyle,  kara hasret kalan Taşova'lının kar yağışı ile birlikte,   çoluk çocuk  birden kendilerini sokağa atıpda,  kartopu oynadıklarını dostlarımdan duyduğumda ise;   onları kıskanmadım desem.....     şimdi  yalan olur.....

 

 

   Ben de,  şimdi memleketimde olsaydım  .. diye içimden geçirdim  ..Anamın yanına varıpta, kuzine sobasındaki  haşlanmış patatesleri tuzlayıpta ,  yerdim.. 

 

   Çocukluktaki, gibi  serçeleri ve karatavukları yakalamak için  leğenli tuzak hazırlardım..  Çocukken kıydığım  serçeleri  yakaladığımda ise;   bu kez onları kızartıp   yemek yerine,     karınlarını doyururdum...  Daha sonrada doğaya salma zevkini yaşardım..

 

   Benim çocukken,  hiç eldivenim olmamıştı..  onun yerine; o minicik ellerim donmasın diye,     kalın çorap geçiriirdim ellerime... Ayağım üşür,  ellerim donardı...  Bunca yokluğa rağmen,  kış günlerinin tadı bir başkaydı.... 

   Bütün mahallenin çocukları kayak malzemeleri ellerinde toplanır,  tepeden kayardık.. 

Kayak malzemeler içinde  naylon, kızak,  ve leğenler ise olmazsa olmazlardandı...

 

    Bu düşüncelerden birden kendimi sıyırıp,  hayatın gerçekleriyle başbaşa kalmıştım.. Taşova'dan ,   anamdan ve dostlarımdan  ayrı geçen günlerin sancısı  ile birden soğuk kış günlerini sıkıntı içinde geçiren ve sıcak yaz günlerinin bir an evvel gelmesini bekleyen anamın sıkıntılarını  hissettim yüreğimde......

 

  Babam olsaydı,  belki bu kadar düşünmezdim  onu.... Lakin  yaralı yüreği ve yorgun bedeni ile,  nasıl  ?  sobasını yakıyor..  ?    Ne yiyor?   acaba?  demekten  te kendimi alamıyor..,  çaresiz  kalışıma da yanıyordum...

 

  Kurban bayramında gittiğimde;    sırf beni seviyor, diye;   yemeyipte,  bana sakladığı köy  ekmeklerinin kokusu  halâ    burnumda tütmekte  iken;

 

   _       A n a ;   Buralar çok soğuk,  istersen  birlikte Samsun'a   gidelim.

   _       Yok oğul;  herkes  kendi evine yakışır,  kimseye kış günü yük olamam  ben ..

 

  Anamın,  bu sözleri karşısında,  çoğumuzun yaptığı gibi,   yani ;  evdeki  el kızının tepkisinden korkanlar gibi.  Anama ;   gitme konusunda     daha     fazla ısrar  edememiştim.......

   Bunca yıl,  bana  Analık eden,  üniversite yıllarında,  verilen parayı az bulduğum için , komşudan para bulup bana veren,   babam kızmasın diye ,   işlediğimiz suçları ört-bas eden,   yemeyip-yediren    .....  Anama ;  zorla da olsa,   hadi gel!   seni götüreceğim  diyemedim. .......    dedirttirmediler.......

 

   Evet,  biliyorum..   Bu soğukta,  yaşlılar  daha çok üşür  ve belli bir yaştan sonra  iş yapmaya gözleri almaz... Bu  kış çok çetin geçiyor..  Çeşmeler dondumu?  Anne...

   Sobanı  yakabiliyormusun?  Çok mu  üşüdün ?  .........

  

   Biliyormusun  ?  Anne ,  bizim hayat standartımız  arttıkça,  insanlıktan uzaklaşıyormuşuz....  Ne kadar  da    doğru  söz...    Kaloriferli evlerde oturanlar bir vakit .. sobaların etrafına  üşüştüklerini  ne çabukta unuttular....

 

   Ben unutmadım  .  Anne..  Nerden geldiğimi  ve  kim olduğumu biliyorum...   Sırf insanlar evlerinde rahat olsun,  tatsızlık olmasın diye de  gelmediğinizi biliyorum....

 

  Bu kadar ince  düşünmene rağmen   ,,   bu  oğul  ;  hiç bir vakit  , el kızını  el üstünde tutupta,,   anasını irdeleyen bir oğul  değil  ..... 

 

   Üşüdüğünü  biliyorum...   Gelmeni bekliyorum...  Bir telefon kadar sana yakınım..

  

 

   HADİ  GEL  !....  BENİ BUL ANNE...

 

 

HASAN ÖZTÜRK      EMEKLİ ÖĞRETMEN

 

Son Güncelleme ( Perşembe, 10 Ocak 2008 )
 
< İlk   Son >