Haber Yazarlar Hasan ÖztürkSearch by tag : tasova spor, amasya spor, tasşova futbol takımı |
| Üşüdünmü Anne |
|
|
| Bu yazıyı gönderen: hasan öztürk | |
| Perşembe, 10 Ocak 2008 | |
Adı Soyadı:Hasan ÖztürkMesleği:Emekli Öğretmen Doğ Yeri:Yerkozlu İkameti:Atakum/Samsun Doğum yılı:1959 İletişim: \n Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır Üşüdünmü Anne Bu yazımı yazmama vesile olan hususlardan en önemlisi; Taşova'da hüküm süren dondurucu soğuklar ve yağan kar nedeniyle okulların 1 gün tatil olmasıydı..
İnternette gördüğüm Taşova'nın kar manzarası karşısında, kendimi bir anda eski güzel kış günlerinin ortasında buluverdim...
Küresel ısınma nedeniyle, kara hasret kalan Taşova'lının kar yağışı ile birlikte, çoluk çocuk birden kendilerini sokağa atıpda, kartopu oynadıklarını dostlarımdan duyduğumda ise; onları kıskanmadım desem..... şimdi yalan olur.....
Ben de, şimdi memleketimde olsaydım .. diye içimden geçirdim ..Anamın yanına varıpta, kuzine sobasındaki haşlanmış patatesleri tuzlayıpta , yerdim..
Çocukluktaki, gibi serçeleri ve karatavukları yakalamak için leğenli tuzak hazırlardım.. Çocukken kıydığım serçeleri yakaladığımda ise; bu kez onları kızartıp yemek yerine, karınlarını doyururdum... Daha sonrada doğaya salma zevkini yaşardım..
Benim çocukken, hiç eldivenim olmamıştı.. onun yerine; o minicik ellerim donmasın diye, kalın çorap geçiriirdim ellerime... Ayağım üşür, ellerim donardı... Bunca yokluğa rağmen, kış günlerinin tadı bir başkaydı.... Bütün mahallenin çocukları kayak malzemeleri ellerinde toplanır, tepeden kayardık.. Kayak malzemeler içinde naylon, kızak, ve leğenler ise olmazsa olmazlardandı...
Bu düşüncelerden birden kendimi sıyırıp, hayatın gerçekleriyle başbaşa kalmıştım.. Taşova'dan , anamdan ve dostlarımdan ayrı geçen günlerin sancısı ile birden soğuk kış günlerini sıkıntı içinde geçiren ve sıcak yaz günlerinin bir an evvel gelmesini bekleyen anamın sıkıntılarını hissettim yüreğimde......
Babam olsaydı, belki bu kadar düşünmezdim onu.... Lakin yaralı yüreği ve yorgun bedeni ile, nasıl ? sobasını yakıyor.. ? Ne yiyor? acaba? demekten te kendimi alamıyor.., çaresiz kalışıma da yanıyordum...
Kurban bayramında gittiğimde; sırf beni seviyor, diye; yemeyipte, bana sakladığı köy ekmeklerinin kokusu halâ burnumda tütmekte iken;
_ A n a ; Buralar çok soğuk, istersen birlikte Samsun'a gidelim. _ Yok oğul; herkes kendi evine yakışır, kimseye kış günü yük olamam ben ..
Anamın, bu sözleri karşısında, çoğumuzun yaptığı gibi, yani ; evdeki el kızının tepkisinden korkanlar gibi. Anama ; gitme konusunda daha fazla ısrar edememiştim....... Bunca yıl, bana Analık eden, üniversite yıllarında, verilen parayı az bulduğum için , komşudan para bulup bana veren, babam kızmasın diye , işlediğimiz suçları ört-bas eden, yemeyip-yediren ..... Anama ; zorla da olsa, hadi gel! seni götüreceğim diyemedim. ....... dedirttirmediler.......
Evet, biliyorum.. Bu soğukta, yaşlılar daha çok üşür ve belli bir yaştan sonra iş yapmaya gözleri almaz... Bu kış çok çetin geçiyor.. Çeşmeler dondumu? Anne... Sobanı yakabiliyormusun? Çok mu üşüdün ? .........
Biliyormusun ? Anne , bizim hayat standartımız arttıkça, insanlıktan uzaklaşıyormuşuz.... Ne kadar da doğru söz... Kaloriferli evlerde oturanlar bir vakit .. sobaların etrafına üşüştüklerini ne çabukta unuttular....
Ben unutmadım . Anne.. Nerden geldiğimi ve kim olduğumu biliyorum... Sırf insanlar evlerinde rahat olsun, tatsızlık olmasın diye de gelmediğinizi biliyorum....
Bu kadar ince düşünmene rağmen ,, bu oğul ; hiç bir vakit , el kızını el üstünde tutupta,, anasını irdeleyen bir oğul değil .....
Üşüdüğünü biliyorum... Gelmeni bekliyorum... Bir telefon kadar sana yakınım..
HADİ GEL !.... BENİ BUL ANNE...
HASAN ÖZTÜRK EMEKLİ ÖĞRETMEN
|
|
| Son Güncelleme ( Perşembe, 10 Ocak 2008 ) |
| < İlk | Son > |
|---|


Adı Soyadı:Hasan Öztürk
