HEPSI |0-9 |A |B |C |D |E |F |G |H |I |J |K |L |M |N |O |P |Q |R |S |T |U |V |W |X |Y |Z

Haber Yazarlar Hasan Öztürk

Search by tag : tasova spor, amasya spor, tasşova futbol takımı


KRİZLERDEYİM Yazdır E-posta
Bu yazıyı gönderen: Hasan ÖZTÜRK   
Perşembe, 06 Kasım 2008

Rating 0.0/5 (0 vote)

 Adı Soyadı:Hasan Öztürk
Mesleği:Emekli Öğretmen
Doğ Yeri:Yerkozlu
İkameti:Atakum/Samsun
Doğum yılı:1959
İletişim: Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

KRİZLERDEYİM.....

Dünyada göstergeler dibe vurmuşken, bizde hamdolsun(!) gösterge hep yukarıyı gösteriyor. Siyasilerin; özellikle kriz dönemlerinde, ekonomi ile ilgili görüşlerine çoğu zaman hayret etmişimdir. Rakamlarla göz boyama ve hayatın gerçeklerini göstermeme sanatı icra ediliyor.
Kendilerine karşı yorum yapanları da felaket tellalı ilan edenlere ise ben de buradan çağrı yapıyorum:
Buyurun, işçi-memur-emekli-asgari ücretliye reva gördüğünüz para ile siz mucize yaratın. Hayatınızı bir idame ettirin de biz de görelim.
2009'da kişi başına düşen gelir 10.000 dolar olacakmış (!) Her doğan çocuğun 3000 dolar borçla doğduğunu biz yıllardır okuyoruz. Kapitalizmin şımarık çocuğu İZLANDA bile kişi başına düşen gelir 40.000 dolar olmasına rağmen batmıştır.
İzlanda'nın batışı; şişirme rakamların bizleri geçen zaman içinde ne denli yanıltabileceğinin de bir ispatıdır.

Dünyada  ilk kriz 1929'da baş gösterdiğinden beri ülkemiz de hep krizlerin içerisinde olmuştur. Vatandaşımız, o yıllardan beri hep kemer sıkma politikası ile avutulmuş, bu gün ise vatandaşımız sıkacak kemer derdine düşmüştür.
Siyasi, ekonomik ve de terör krizi yüzünden yıllardır Türkiye bir türlü gelişmiş ülkeler içerisinde kendisine yer bulamamıştır.
Bunun nedenleri arasında,  iç-dış güçlerin ülkemiz üzerinde oynadıkları kirli oyunlar en başta bilinen sebeplerden biri olarak gösterilebilir.
Dünyada ise, küresel kriz bahanesiyle yine birileri maksatlı olarak, tüm ülkeleri Kapitalizmin de iflası anlamına gelen, mali krizin eşiğine getirmişlerdir.
Bu kriz aynı zamanda Doların, Euro ile bir hesaplaşmasıdır.
Üretim yerine tüketim toplumu haline getirilen insanlar, tasarruf yapmak yerine, çılgınca yaptıkları harcamalar sonucu dibe vurmuşlardır.
İnsanları kurtarmak yerine şirketleri ve bankaları kurtarmak derdinde olan ülkeler, insanların yoksullaşmasına ve gelir dağılımında da adaletsizliğe yol açmışlardır. Yolsuzluk ve rüşvet iddiaları ise ayyuka çıkmıştır.
Kapitalizmin sihirli büyüsüne kapılan devletler, zamanla bu sistemin iflas edebileceğini hiç hesap edememişlerdir.
Liberal sistemin savunucuları bile hayretler içerisindedir.
Bu sistemin, "zengini daha zengin, fakiri ise daha fakir yapan bir sistem" olduğunu, büyük balığın küçük balığı her zaman yuttuğunu ise sistem savunucuları bile inkar etmezler.
Bugünler de Almanya'da en çok satan kitap; Karl Marks'ın Das Kapital kitabı. Bahsi geçen kitap, kitapçılarda şimdilerde yok satmaktadır.
Temelde Kapitalizm  ve Sosyalizm sisteminde; genelde insan aleyhine olan uygulamalar ağır basmaktadır. Buna rağmen insanlar; bu iki sisteme karşı yeni bir arayış içine girmişlerdir.

Kapitalizmin çöküşü diye de adlandırılan küresel krize maruz kalan ülkemiz açısından da konuya kısaca bir göz atalım:
    -Kazancımızdan daha çok para harcadık. Ayağımızı yorgana göre uzatmadık.
    -Her yeni  çıkan teknolojiye  saldırdık... Hiçbir şeyden geri kalmadık... Kendimiz  yeni teknolojiler yaratmak için çalışmadık... Hazırcı bir toplum  olmayı başardık.
    -Askeri ve Ekonomik açıdan çok önem arz eden  Devlete ait şirketleri özelleştirme adı altında özel sektör ve yabancı şirketlere sattık.
    -Sermaye sahiplerine ayrıcalıklar  tanıdık. Üretimi kıstık. Sosyal devlet anlayışından uzaklaştık.
    -Özelleştirilen banka ve şirketleri kurtarma uğruna halkın yoksullaşmasına göz yumduk. Finans kuruluşlarının uygulamaları ile  vatandaşı soymasına ise seyirci kaldık.
    -Tarım sektöründeki sıkıntıları bir türlü  aşamadık.
    -Telekom Arap'a,  Petkim Ermeni'ye, Yapı kredinin  %50 si İtalyalıya, Garantinin yarısı  ABD'liye, Finansbank Yunanlıya, TGRT (FoX) ABD'liye vs...  çalışıyor. Oysa ki, ATATÜRK'ÜN Cumhuriyeti kurduktan sonra ilk icraatı yabancıların eline geçmiş bulunan gelir kaynaklarını (Demiryolu) millileştirmek olmuştur.
Atatürk'ün ilkelerinden olan DEVLETÇİLİK ilkesi; şu anda önemini yitirmek şöyle dursun, aksine sığınılması gereken bir liman olarak görülmektedir.
    Gerçek şudur ki; LALE devri sona ermiştir. İnsanları; şu anda gerçeği yansıtmayan  boş rakamlar hiç ilgilendirmemektedir.
    Dolar  l.7,  Euro  2.3  seviyesine  çıkmış,  borsada hisse senetleri..  %50  değer kaybına uğramıştır.
    İşsizlik artmış, otomotiv, inşaat, tekstil sektörlerinde üretim  kısılmış,  Gıda krizi (buğday, pirinç, mercimek)  kapıya dayanmış,   bazı şirketler  kapanmış,  büyük şirketler-küçükleri satın almış,  üretim yapamayan firmalar işçi çıkarmaya başlamışlar.
    Biz ise, halâ  kriz var mı? Yok mu? Kriz  geldi mi? gelmedi mi?.. tartışması yapıyoruz.

    Valla,  dostlarım; sizi bilmem fakat benim hamdolsun ki, KRİZİM GELDİ. GİTMEK ZORUNDAYIM.
    MÜSAADENİZLE...

HASAN ÖZTÜRK

<<<<<Hasan Öztürk'ün Yazılar Fihristi - ANASAYFA>>>>>

Son Güncelleme ( Cumartesi, 08 Kasım 2008 )
 
< İlk   Son >