Haber Yazarlar Hasan ÖztürkSearch by tag : tasova spor, amasya spor, tasşova futbol takımı |
| CAFER'İN VEDASI... |
|
|
| Bu yazıyı gönderen: Hasan Öztürk | |
| Çarşamba, 20 Ağustos 2008 | |
|
20 günlük izninin 2 haftalık bölümünü Taşova'da geçiren Cafer; dönüş için hazırlıklara başlamıştı bile.. 2 haftalık Taşova serüveni içinde bazan mutlu, bazan da mutsuzluk içinde geçirdi zamanını.... Mahalleli buluşmuş ve eski dostlarıyla da hasret gidermişti.. 35 yıldır görmediği, İlhan Öker'i, Enes Gülay'ı, İdrisi, Ahmet Kıymet'i, Zeki'yi, Adnan'ı, Vedat'ı, Özgür Babayı, Ali Rıza Ağış'ı, Eyüp Kuru'yu, Sabahaddin Günaydın'ı, Semih Baykal'ı, Hamdi Yıldız'ı, Fatih Külekcioğlu'nu, Yalçın Pulur'u, Kenan Akça'yı, Kenan Gürel'i,Tevfik'i, Vehbi Emmiyi, Ömer Agayı, Ali Rıza Günaydın'ı, Ferhat Günaydın'ı, Cesaret Hocayı, Halil'i, Memo Dayıyı, Yurdel'i, ve daha nice eski dostlarını bu etkinlik vesile ile görebilmişti... Taşova'da karşılaştığı eski dostlarından bazıları ise; zamanın acımasızlığına fazla direnememişlerdi. Onları 35 yıl sonrasında tanımakta zorlanmıştı... Bazı dostları ise, yıllara meydan okurcasına, halâ eski görüntüsünü kaybetmemiş, dimdik ayaktaydı....... Ağzında kalan tek-tük dişi ve kafasında uçuşan 3-5 telek saçı ile " Hadi ! iyisin sen de Cafer'im" diyerek, kendini teselli eden , Cafer de bu şekilde mutluluk oyunu oynuyordu.... Aslında, biliyordu ... yılların kendisine ne denli acımasız ve hoyratca davrandığını... Birden, aklına Ankara'daki cocukluk arkadaşı Koray geldi. Koray'a, şenlik CD sini göndermek için kargo aramaya koyuldu.. Kargonun haftanın belirli günlerinde Taşova'ya uğradığını öğrenince de çok üzüldü.. " Nüfus azaldı, diye kargo şirketleri bile , Taşova'ya büro açmıyor" diyerek, sitemini dile getiriyordu.. Birden karnının acıktığını hissetti.. " Bu saatte çay ile simiti iyi gider " diyerek, simit fırınına doğru yöneldi. Yolda karşılaştığı Bekir : " Cafer kardeşim, fırın kapandı. Erbaa'ya taşındı " deyince , Cafer; günün ikinci sillesini de fırının önünde yemişti. Bu duruma çok sinirlenen ..... Cafer: "Simit almaya Erbaa'yamı gideceğim" Bekir: "Yok, simitler birazdan gelir, bizim satıcılar da Erbaa simidini satmaya başlarlar.. Cafer "Kargoyu, anladım da , simit fırınını neden Erbaa'ya kaptırdık" işte bunu hiç anlayamadım der... Simit yeme sevdası sönen Cafer, çorba içmek için bir lokantada soluğu alır. Sipariş verdiği çorbaya başlar kaşık sallamaya...... Çorba içmiyor, adetâ çorbayla savaşıyordu... Karnını doyuran Cafer; içtiği demli çayla ancak, kendine gelebilmişti... Dışarı çıktı. Simitçinin "Simit alıııınnnnnn" diye sesini duyduğunda ise, "Geç kaldın evladım" diye kendi kendine söylendi... Birden telefona sarıldı. Eski dostlarını aradı. Taşova'daki son gününde tekrar onları görmek ve onlarla vedalaşmak istiyordu. Mustafa, Suat, Şaban, Uğur, Adnan, Tevfik, Gazanfer(Gazi), Semih,Halil, Mahir, Fehim, Kemal ve Rıza ile HÜKÜMET ÇAY BAHÇESİNDE biraraya gelen eski dostlar: "kimbilir? bir daha ne zaman görüşürüz?" diyerek, eski günler ve gelecekte yapacakları işlerden bahsettiler. Adnan ve Rıza'nın Taşova'ya döneceğine sevinen Cafer; Semih'in Almanya sonrası Konya'ya yerleşeceğini söylemesine ise pek bir üzülmüştü. Eski dostlarının Taşova'ya dönmesini pek bir arzuluyordu. Çünkü; kendisi de bir gün emekli olduğunda, babadan kalma derme-çatma evi onaracak ve ömrünün son demlerinde de Taşova'da hayat sürecekti...... Hava, kararmak üzereydi. Garajın yolunu tuttular.. Ayrılık vakti gelmişti.. Arkadaşları; Cafer'in boynuna sarıldığında, Cafer: ağlamaklı bir şekilde, " Yine görüşelim, arayı uzatmayalım.." diyerek hüzünlü bir şekilde dostlarına ve Taşova'sına veda ediyordu........ hasan öztürk..... |
|
| Son Güncelleme ( Perşembe, 21 Ağustos 2008 ) |
| < İlk | Son > |
|---|




Adı Soyadı:Hasan Öztürk