HEPSI |0-9 |A |B |C |D |E |F |G |H |I |J |K |L |M |N |O |P |Q |R |S |T |U |V |W |X |Y |Z

Haber Yazarlar Hasan Öztürk

Search by tag : tasova spor, amasya spor, tasşova futbol takımı


CAFER'İN VEDASI... Yazdır E-posta
Bu yazıyı gönderen: Hasan Öztürk   
Çarşamba, 20 Ağustos 2008

Rating 5.0/5 (1 vote)

 Adı Soyadı:Hasan Öztürk
Mesleği:Emekli Öğretmen
Doğ Yeri:Yerkozlu
İkameti:Atakum/Samsun
Doğum yılı:1959
İletişim: \n Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır    

 

     

      20 günlük izninin 2 haftalık bölümünü Taşova'da geçiren Cafer;  dönüş için hazırlıklara başlamıştı bile..

    2 haftalık Taşova serüveni içinde bazan  mutlu, bazan da mutsuzluk içinde geçirdi  zamanını....

    Mahalleli buluşmuş ve eski dostlarıyla da hasret gidermişti.. 35  yıldır görmediği,  İlhan Öker'i, Enes Gülay'ı, İdrisi, Ahmet Kıymet'i, Zeki'yi, Adnan'ı, Vedat'ı, Özgür Babayı, Ali Rıza Ağış'ı, Eyüp Kuru'yu, Sabahaddin Günaydın'ı,  Semih Baykal'ı, Hamdi Yıldız'ı, Fatih Külekcioğlu'nu,  Yalçın Pulur'u, Kenan Akça'yı, Kenan Gürel'i,Tevfik'i, Vehbi Emmiyi, Ömer Agayı, Ali Rıza Günaydın'ı, Ferhat Günaydın'ı, Cesaret Hocayı, Halil'i, Memo Dayıyı, Yurdel'i,  ve daha nice eski dostlarını  bu etkinlik  vesile ile görebilmişti...

    Taşova'da karşılaştığı eski dostlarından bazıları ise;  zamanın acımasızlığına fazla direnememişlerdi.  Onları 35 yıl sonrasında tanımakta zorlanmıştı... 

    Bazı dostları ise,  yıllara meydan okurcasına,  halâ  eski görüntüsünü kaybetmemiş,  dimdik ayaktaydı.......

    Ağzında kalan tek-tük dişi ve kafasında uçuşan 3-5 telek saçı ile  " Hadi ! iyisin  sen de Cafer'im"   diyerek,  kendini teselli eden ,  Cafer de  bu şekilde  mutluluk oyunu oynuyordu....

     Aslında, biliyordu ... yılların kendisine ne denli acımasız ve hoyratca  davrandığını...

     Birden, aklına Ankara'daki cocukluk arkadaşı  Koray geldi.  Koray'a,   şenlik  CD sini göndermek için kargo aramaya koyuldu..

     Kargonun  haftanın belirli günlerinde Taşova'ya uğradığını öğrenince de çok üzüldü..

    " Nüfus azaldı, diye kargo şirketleri bile , Taşova'ya büro açmıyor"  diyerek,  sitemini dile getiriyordu..

     Birden karnının acıktığını hissetti..  " Bu saatte  çay ile simiti iyi gider " diyerek,  simit fırınına doğru yöneldi. 

     Yolda karşılaştığı  Bekir : " Cafer kardeşim,  fırın kapandı. Erbaa'ya taşındı "  deyince ,   Cafer;  günün ikinci sillesini de fırının önünde yemişti.  Bu duruma çok sinirlenen .....

     Cafer:  "Simit almaya  Erbaa'yamı gideceğim" 

     Bekir:   "Yok, simitler birazdan gelir, bizim satıcılar da Erbaa simidini satmaya başlarlar..

     Cafer  "Kargoyu, anladım  da ,  simit fırınını neden Erbaa'ya kaptırdık"  işte bunu hiç anlayamadım  der...

     Simit  yeme sevdası sönen Cafer,  çorba içmek için bir lokantada  soluğu alır. Sipariş verdiği  çorbaya başlar kaşık sallamaya......

     Çorba içmiyor,  adetâ   çorbayla savaşıyordu...

     Karnını doyuran Cafer; içtiği demli çayla ancak,  kendine gelebilmişti...

     Dışarı çıktı. Simitçinin  "Simit alıııınnnnnn" diye sesini duyduğunda ise,  "Geç kaldın evladım"  diye kendi kendine söylendi...

     Birden telefona sarıldı. Eski dostlarını aradı.  Taşova'daki  son gününde tekrar onları  görmek ve onlarla vedalaşmak istiyordu.

     Mustafa, Suat, Şaban, Uğur, Adnan, Tevfik, Gazanfer(Gazi), Semih,Halil, Mahir, Fehim, Kemal ve Rıza ile HÜKÜMET ÇAY BAHÇESİNDE biraraya gelen  eski dostlar:

     "kimbilir?  bir daha ne zaman görüşürüz?"  diyerek, eski günler ve gelecekte yapacakları işlerden bahsettiler.

     Adnan ve Rıza'nın Taşova'ya döneceğine sevinen Cafer; Semih'in Almanya sonrası  Konya'ya yerleşeceğini söylemesine ise pek bir üzülmüştü. 

     Eski dostlarının   Taşova'ya dönmesini pek bir arzuluyordu. Çünkü;  kendisi de bir gün emekli olduğunda,  babadan kalma derme-çatma evi onaracak ve ömrünün son demlerinde de Taşova'da hayat sürecekti......

     Hava, kararmak üzereydi. Garajın yolunu tuttular.. Ayrılık vakti gelmişti..

     Arkadaşları; Cafer'in boynuna sarıldığında,

     Cafer:  ağlamaklı bir şekilde,  "  Yine görüşelim,  arayı uzatmayalım.."  diyerek  hüzünlü bir şekilde  dostlarına ve Taşova'sına veda  ediyordu........

hasan öztürk.....

Son Güncelleme ( Perşembe, 21 Ağustos 2008 )
 
< İlk   Son >