HEPSI |0-9 |A |B |C |D |E |F |G |H |I |J |K |L |M |N |O |P |Q |R |S |T |U |V |W |X |Y |Z

Haber Yazarlar Hasan Öztürk

Search by tag : tasova spor, amasya spor, tasşova futbol takımı


Bana bir masal anlat... Yazdır E-posta
Bu yazıyı gönderen: hasan öztürk   
Salı, 22 Ocak 2008

Rating 0.0/5 (0 vote)

 Adı Soyadı:Hasan Öztürk
Mesleği:Emekli Öğretmen
Doğ Yeri:Yerkozlu
İkameti:Atakum/Samsun
Doğum yılı:1959
İletişim:  Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır  

 

Bana bir masal anlat...

 

 

    Sıcacık yanan sobanın yanında serili duran kilimin üstüne kıvrılıp, çocukluğumdaki gibi anamın dizlerine başımı yaslayıp,  "Bana bir  masal   anlatsana ana "  diyorum..  

 

    Kendisi de bana çocukken ezberlediği  Cumhuriyet şiirini okuyor. Hayretler içerisinde kalarak ,  onun şiirini tamamlamasını bekliyorum..   Bende,  kendi kendime : "  Ben ;  Ahmet Hallemoğlu öğretmenimizin  öğrettiği  DUMLUPINAR   şiirini bile tam olarak okuyamıyorum." diyorum..

  

    Şiir faslından sonra,   anama "  Bana  içinde   savaşların olmadığı, kardeşlik ve barışın olduğu , enflasyon ve geçim derdinden bahsedilmeyen,  her türlü ilişkinin çıkara dayanmadığı  güzel günlerden  bahset  "  diyorum...

 

    Anama :  gübre çuvallarından diktiğin  çantalardan ,  okula giderken ;  delikli köy ekmeğinin arasına  sürdüğün  saya yağından bahset   diyorum...

 

    İlkokul  yıllarımda ;  giydiğim  siyah önlük ve  yıkanmaktan eskimiş rengi kaçmış kolalı yakamdan ve ayağımda kara lastikle  okula gittiğim günlerden bahsetsene diyorum..

 

    Ha!  sahi  be,  Ana; sarı saman kağıtlı  matematik  defterime  ne oldu ?  Halâ  bizim alt kat bodrum da  saklıyormusun ?   Yoksa  sobanı  tutuşturmak için,   yaktınmı?  onları.......

 

    Bu sabah ,  fazla  yemek yemeyeceğim, Çünkü; okulda 3. saatte  süt ve pide dağıtıyorlar.. onlarla karnımı doyuracağım..  dediğim    .... çocukluğumdan bahsetsene bana...

 

    Bayramlarda, babamın eve aldığı,   kağıtlı şeker, lokumlu bisküvi  ve kınalı  şekerlerden  bahset sene....    Çok param olduğun da  ,   horoz şeker aldığım günleri de sakın unutma  emi !

 

    Sefaletin  fotoğrafı  gerçekten  hep siyah beyazmı  ?   Acılar ve sevinçler  hep bizim için mi ?  ana...

 

    Sahi !  be ,  Anam ;  sen hiç renkli  fotoğraf  çektirdin mi?   Biz ne vakit  bir araya gelip renkli fotoğraflar  çektireceğiz ki  ?   Anam.... 

 

    Bu soruyu sormak için ,  geç kaldığımı biliyorum..   Fakat yine de soruyorum..  Elimde değil..

    Sanki .   bir vakit bir arada olduğumuz  o güzel günlerin bir daha gelmeyeceğini bildiğim halde,  yine  de  sorup  seni  üzdüm mü  ?  yoksa  ... Anam..

 

    Bunca acılarla  yaşamana rağmen ,  ne  kadar da güçlü  olduğunu anlatsana bana.........

    Ben bile senin kadar güçlü  değilim..   Yoruldum  be   ...  Ana ... yoruldum....

 

    Ömrüm  boyunca, kendime  yaşamayı  beceremedim..  Direncim bile azaldı... 

    Buralardan  uzaklaşıp,   kendimle başbaşa kalmak istiyorum...  onu  bile  beceremiyorum..

 

    Yazı yazmak bile bu günlerde , inan ki   içimden gelmiyor...   Aklım eserse,  klavyenin tuşlarına basıyorum..     Yorgunluğum  parmaklarıma işlemiş,,    Geri  kalan hayatın bir gününü bile olsa  ,  kendim için yaşamak istiyorum....

 

    Hatırlarmısın ?  Ana: Köyde,  gecenin  03. ünde kağnı ile   tütün kırmaya gidişinizi..    .. Benimde çetenin içinde sizinle birlikte gelişimi...  Sırf kağnı ile gitmek için uykusuz kalmayı bile göza alışımı...

 

    Babamlı günleri  ben çok özledim...  Akşam gazetesini cebinden alıp,  okumayı ve ajanslar bittikten sonra  radyo sırasının bize gelişini   çok ama çok özledim....

 

   Şehit anası olmak  nasıl?   bir duygu  ana.!

 

...Seninle gurur duyuyorum..   Sadece şehit anası olduğun için  ,,  değil...   Bunca acılara  sabırla göğüs gerdiğin  için...  Genç yaşta evladını  toprağa veren bir insana verilen bir sabır da ;    Allah'ın bir lütfu  olsa  gerek......

 

    Biliyormusun?  Ana:  çocukken giydirdiğin  yamalıklı pantolon ve yırtık çoraplardan dolayı sana kırgın değilim..  Aksine ,    giydiklerimi  ve bize nasıl yoklukta  bile sahip çıktığınızı  her zaman gururla    dile getirdim..   

 

    Sen ve senin gibi eli öpülesi  nice anaların  o  yokluk yıllarında   yaptığı fedakarlıkları görmezden gelenlere de diyecek  kelime bulamıyorum..

 

    Neden ?  Ağlıyorsun ki ...   Bu söylediklerim  seni     üzdümü ?      yoksa........

    Allahım !   ben ne yaptım..  Kendi kendime yine konuyu  dağıttım...  Anam ;  bana masal anlatacaktı.   Ben  yine kendi  dertlerimle  onu  gözyaşlarına  boğdum..    Özür dilerim  Anacığım...

 

   " Hadi !   İstersen   şimdi  bana  bir masal    anlatabilirsin  "

    ...

 

   

   

 

   

Son Güncelleme ( Salı, 22 Ocak 2008 )
 
< İlk   Son >