1989 dan önceki yıllarda sürücü belgeleri (EHLİYETNAME) trafik polisi tarafından verilmekte idi. Bu günki gibi trafik denetleme işlerini de yine trafik polisleri yapardı. Bizim Hacı Bekir Yüksel merhumu bir gün trafik polisleri durdurarak ehliyetname sorarlar, - Amca bey sürücü belgeniz lütfen.
Zaten sürücü belgesi olmayan Hacı Bekir emmi gayet saf ve sanki polislerin böyle bir şey sormaya hakları yokmuş da haksız yere soruyorlarmış ve kendisi haklıymış edasıyla. - Ulan oğlum sizde hiç mi utanmak yok, ne zaman verdiniz de istiyorsunuz?
Namık Caba’dan dinledim
Son Güncelleme ( Perşembe, 01 Kasım 2007 )
Dana Kadar Değer Vermiyosun
Bu yazıyı gönderen: admin
Pazar, 28 Ekim 2007
Bu fıkraların yazarı : Ömer Celep
Dana Kadar Değer Vermiyosun
Çambükü köyü imamı şaban Hoca’ya komşulardan biri gelerek -Hoca efendi bizin dana hastalandı, buna bir muska yazar mısın? şaban Hoca muska ile yapılacak bir şey olmadığını düşünerek, danaya işne yapar ve dana iyileşir. Olay kulaktan kulağa herkes tarafından duyulur. Bir süre sonra cami cemaatından Hacı Hüseyin hastalanarak doktora gider ve doktor hastaya iğne verir. Köyde işne yapacak kimse olmadığı için Hacı Hüseyin Hocaya giderek iğnesini yapmasını ister. şaban Hoca,ehliyetli olmadığı gerekçesiyle iğneyi yapamayacağını söyleyince Hacı Hüseyin biraz gönüllenerek; -Elin danassna iğne yapıyon da bana yapmıyon, bana dana kadar değer vermiyon.
Şaban ÖZDEMİR den dinledim
Son Güncelleme ( Perşembe, 01 Kasım 2007 )
Sen daha gitmedin mi ?
Bu yazıyı gönderen: admin
Pazar, 28 Ekim 2007
Bu fıkraların yazarı : Ömer Celep
Sen Daha Gitmedinmi ?
Aslen Özbaraklılı olup emniyetten emekli bekçi Ali Öker, mesai bitiminde evine giderken bir tanıdığı bir şişe rakı verir. Hediyeyi paketleyen Bekçi Ali balıkçıdan balık alarak evin yolunu tutar. Giderken yolda Felek Bekir emmiye rastlar. Bekir emmi, -Ali koltuğundaki ne? Ali Bekir Emmiye rakıyı gönüllüce verip savuşmak ister. - Rak? Bekir emmi. Al istersen sen iç. Kendisine yapılan bu hediyeden iyice hoşlanan Bekir Emmi, -Ali o paketteki ne? - Balık - Ulan Ali, rakı ile balık iyi sarar gel beraber yiyelim. Tuzağa yakalanan Bekçi Ali, -Tamam Bekir Emmi. Der ve beraberce balığı hazırlayıp yerler. Bekir Emmi balıkla birlikte birkaç duble çekince iyice sarhoş olur yerinden kalkmakta zorlanır. Sendeleyip düşer ve kalkmaya çalışırken kendi kendine ……… kodumun oğlu beni zehirledi herhalde. Küfürü duyan Bekçi Ali, -Bekir Emmi sen bana sövüyon herhalde. Ne oluyor öyle. Bekir Emmi gayet sakin ve hiç kabahat işlememiş gibi. -Ulan Ali sen daha gitmedin mi, ben seni gitti sanıyom ya.
Terzi İzzet AKIN’DAN dinledim
Son Güncelleme ( Perşembe, 01 Kasım 2007 )
Bizim çuvallar ne olacak
Bu yazıyı gönderen: admin
Pazar, 28 Ekim 2007
Bu fıkraların yazarı : Ömer Celep
Bizim Çuvallar Ne Olacak?
Ballıdere kasabamızdan Yüksel Üstüntaş, İstanbul’da bulunan torunlarına birkaç çuval dolusu kışlık yiyecek göndermek için Taşova’ya iner ve Bir otobüs firmasına emanetlerini teslim ederek köye döner. Ev telefonundan torunlarına bilgi vermek için arama yapar. Telefonda bilgisayar dan bir ses; -“Aradığınız istikametteki bütün hatlar doludur, biraz sonra tekrar arayınız” Yüksel teyze gayet saf ve samimi bir şekilde, - E bizim çuvallar ne olacak?
Selçuk ÜSTÜNTAŞ’tan dinledim
Son Güncelleme ( Perşembe, 01 Kasım 2007 )
Köyü ayağa kaldıracaksın
Bu yazıyı gönderen: admin
Pazar, 28 Ekim 2007
Bu fıkraların yazarı : Ömer Celep
Köyü Ayağa Kaldıracaksın
Akınoğlu beldemiz den Mehmet Çavuş mahallede bir kadınla gayr-i meşru ilişki içine girmektedir. Mehmet Çavuş’un eve sık gelip gitmesinden şüphelenen kaynana gelinini takibe alır ve bir defasında yakalar. Feryat edip bağırıp çağırmaya başlayınca Mehmet Çavuş ala paça kaçar. Kaynana geline sen utanmıyon mu, sıkılmıyon mu diye hakaretler yağdırmaya başlayınca gelin yaptığı işi basit göstererek kaynanasına; -Ey ha ey. Ne varmış oncağız şeyde. Şimde bütün köylüyü aya kaldıracaksın.